12 Nisan 2009

13 ve 20 Nisan 2009: Doç. Dr. Yaman Akdeniz ile...

13 ve 20 Nisan 2009, Açık Radyo, "Bilgi Çağının Hukuku" programının konuğu Doç.Dr. Yaman Akdeniz...
Her iki programda da Akdeniz'in de yazarlarından olduğu önemli bir araştırma raporunu konuşacağız: "Freedom on the Net:A Global Assessment of Internet & Digital Media".
Raporda "kısmen özgür"ler sınıfında bulunan ülkemizin karnesi de ele alınacak. Internet özgürlükleri sıralamasında en kötü notu alan ülke ise Küba!
Ayrıca Rapor'un önemli bulgularından "sansürün özelleştirilmesi" konusuna da değinilecek...
Rapor'un adresi: Freedomhouse.Org

Bu arada 27 Nisan'da Açık Radyo'da 6 aylık yeni yayın dönemi başlıyor. "Bilgi Çağının Hukuku" programı bu yayın döneminde yayında olmayacak. Biraz dinlendirelim programı da, "hazırlayıp sunan"ı da dedik...
Eylül'de -hem de sürprizli bir biçimde- tekrar yayında olacağız!
Bu site ise başlığına uygun konu ve haberlerle yayınına devam edecek!


Program müzikleri "Maroon 5"'dan.
13 Nisan'da "Nothing Lasts Forever",
20 Nisan'da "Wake-Up Call"

Etiketler: , ,

10 Şubat 2009

9 Şubat ve 16 Şubat 2009 konuğu: Yurtsan Atakan

9 Şubat Pazartesi programında Yurtsan Atakan ile Hürriyet'ten ayrıldıktan sonra ne yaptığını, "OnPunto"nun akıbetinin ne olduğu ve olacağını konuştuk.
Atakan, önce OnPunto'nun, daha sonra e.Yaşam ekinin yaşamına son verilmesinden sonra gazeteden ayrılmış. "Neonebu.com" adresinden izlenebileceği üzere bir şirket kurmuş. Bu şirket "OnPunto"yu yeniden canlandıracak, para kazanmak için de etkin İnternet reklamcılığı yapacak imiş... Atakan da bilgi çağının hukuku bağlamında 2008 yılına damgasına vuran en önemli olayın sansür olduğunu düşünenlerden...

(Arada Mircan'ın "Outim" albümünden "Değirmen Yayla Yolu" parçası çalındı...)
16 Şubat Pazartesi de yine Atakan ile sohbete devam edeceğiz...
(Arada aynı albümden "Tchinko'nun Gülüşü" dinlenecek!)

Etiketler: , ,

06 Ocak 2009

Yılın İlk Programı: Av. V. Gürer ile değerlendirme...

"Bilgi Çağının Hukuku" Açık Radyo'da 2009'un ilk programını 5 Ocak 2009 Pazartesi sabahı canlı yayın konuğu olan Av. Vedat Gürer ile yaptı!
Geçen son programda Dr. Akdeniz ile olduğu gibi, onunla da Türkiye ve dünyadaki önemli gelişmelerin altını çizdik. Av. Gürer'e göre de TR'deki önemli konuların başında Internet erişim engellemeleri geliyordu. Yılın sonuna doğru açılan "E-Devlet kapısı" hakında ilginç eleştirilerde bulunan Gürer, dünyadaki gelişmeler hakkında da küresel kriz ve ondan etkilenen bilişim sektörüne değindi...
Son olarak TR'de çıkan ve çıkmayan kanunlara değindik. Av. Gürer yeni BK ve TTK hakkında olumlu görüşler taşıyordu...

Program arasında Julita ve Paula keman ikilisinin kendi düzenlemesi bir parça dinlettik: "Storm" / Vivaldi ("Mevsimler"den)...

Etiketler: ,

28 Kasım 2008

1 Aralık 2008 Pzt: Doç.Dr. Kerem Altıparmak ile...

Bu Pazartesi, Bilgi Çağının Hukuku programında, Doç. Dr. Kerem Altıparmak ile telefon bağlantısı kurarak, Yaman Akdeniz ile birlikte yazdıkları, yeni çıkan "Internet:Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır: Türkiye’de İnternet İçerik Düzenlemesi ve Sansüre İlişkin Eleştirel Bir Değerlendirme" başlıklı kitap hakkında konuşacağız... Programa, erişimi engellenen "Naçizane Sözlük"ün yöneticisi Tansu Gürsel de katılacak...

Açık Radyo'da yukardaki söyleşinin "TAM METNİ" için tıklayınız!
***************************************************
8 Aralık: Av. Ömer HIZIROĞLU ile krizde AR-GE
15 Aralık: Nedim AKAY ile bilgi çağında çalışanların elektronik ortamda örgütlenmesi

konuları tartışılacak...

Etiketler: , ,

25 Kasım 2008

AKDENİZ ve ALTIPARMAK'tan: "İnternet: Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır!"

Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak "İnternet: Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır: Türkiye’de İnternet İçerik Düzenlemesi ve Sansüre İlişkin Eleştirel Bir Değerlendirme" başlıklı bir kitap yazdılar ve Türkiye’de İnternet’teki içeriğin yasal düzenlenmesi ve sansür konularında bir durum değerlendirilmesi yaptılar... Çalışmada, İnternet’teki içeriğin yasal düzenlenmesi konusundaki diğer girişimlerin yanısıra "5651 Sayılı Kanun" ve onunla ilintili düzenlemeler de eleştirel açıdan değerlendirildi...

Kitap, mevcut düzenleme sistemlerinin nasıl işlediğini ve ağırlıklı olarak Türk yargısının yetki alanı dışında bulunan web sitelerine erişimin mahkeme ve idari erişim engelleme kararlarıyla nasıl engellendiğini örnekler vererek inceliyor.

Ayrıntılar ve Kitap'a web üzerinden ulaşmak için:
http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=257

Etiketler: , , , ,

13 Ekim 2008

13 Ekim Pazartesi: Behçet ENVARLI ile Telekomünikasyon ve "Genç Zirve"

13 Ekim Pazartesi canlı yayın konuğumuz TBV Genel Sekreteri Behçet Envarlı idi.
Envarlı TBV tarafından Haziran 2008'de düzenlenen "Telekomünikasyon: Bilgi Toplumunun Kaldıracı" Konferansının yeni yayınlanan Sonuç Raporu'ndan bulgular paylaştı. Keza geçtiğimiz hafta yapılan CEBIT Bilişim Zirvesi'nde en çok ilgi çeken "Genç Zirve" hakkında özet bilgiler sundu...

Etiketler: , ,

18 Ağustos 2008

E H K

Turk.internet.com | EHK'nın TBMM'de Görüşülmesi Sırasında Mv.Osman Coşkunoğlu'nun Yaptığı Konuşma |

Etiketler: ,

05 Ağustos 2008

Herkes kendi güvenliğini kendi sağlamalı!

Herkes kendi güvenliğini kendi sağlamalı!
Ntvmsnbc'deki Yaman Akdeniz ve Leyla Keser Berber söyleşisinden...

Etiketler: ,

21 Nisan 2008

Bugün: Doç.Dr. Savaş BOZBEL ile Internet Yasaklarına devam!

Bugün Açık Radyo'da yine Doç.Dr. Savaş Bozbel konuğumuzdu.
Dr. Bozbel bizimle E-Akademi.Org'da yayınlanan "5651 Sayılı Kanuna İstinaden Bazı İnternet Sitelerine Erişimin Engellenmesi Tedbirlerine Eleştirel Bir Yaklaşım" başlıklı makalesini paylaştı...

Etiketler: , ,

13 Nisan 2008

14 Nisan Pazartesi Açık Radyo konuğu: Doç.Dr. Savaş BOZBEL

14 Nisan 2008, Pazartesi günü Açık Radyo'da Bilgi ÇAğının Hukuku program konuğu Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. Savaş Bozbel.
Konuşulacak konuların başında onun üniversitesinde 9 Nisan 2008 günü yapılan "Internet Yasakları" başlıklı toplantı olacak.
Bu toplantının konuları ve konuşmacıları şöyle idi:

Doç.Dr. Tekin Memiş, FSEK.m.Ek-4 ile 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin karşılaştırılması,

Doç.Dr. Savaş Bozbel, İnternet Servis Sağlayıcılarının, Fikri Hak İhlallerinde Kullanıcılarının Bilgilerini Verme Yükümlülüğü Var mıdır? - Avrupa Adalet Divanının Promusicae/Telefónica Kararı ve Türkiye İçin çıkarsamalar,

Doç.Dr. Mustafa Akgül, İnternet Yasakları: Türkiye Merkezli İnternet mi?,

Arş.Gör. Mete Tevetoğlu, İnternet ortamındaki ihlallerde Türk Mahkemelerinin Yetkisi,

Arş.Gör. Ceyda Cimilli Akaydın, .tr alan adları tahsisi, kurallar ve sınırlamalar.

Programın müzik arasında Putumayo World Music , LAtin Jazz albumünden "Congo Mulence" parçası dinlenecek. Söyleyen Machito ve Cannonball Adderley!

Etiketler: , ,

17 Ocak 2008

21 Ocak ve 28 Ocak 2008,Açık Radyo'da: 5651 ve "Internet Cafe"ler...

5651 sayılı Kanun'un düzenlediği süjelerden "ticari amaçlı toplu kullanım sağlayıcılar", yani şimdiki halde "Internet Cafe"lerin durumunu 2 program mercek altına alıyoruz. Bugün yapılan kayıtlarda böyle bir yerin işletmecisi Metin Baltaoğlu ile yaptığımız söyleşiyi 21 Ocak Pazartesi, Füsun Sarp Nebil'in de katılımıyla yaptığımız ikincisini 28 Ocak'ta yayına alacağız...

Program aralarında Louise Attaque'dan "Revolver" ve "See You Later, Alligator" çalındı!

Etiketler: ,

24 Aralık 2007

24 Aralık 2007, Açık Radyo'da; Mete TEVETOĞLU ile 5651

Bugün Kadir Has Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Araştırma Görevlisi ve İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi Başkanı Mete Tevetoğlu ile geçen hafta Baro'da yapılan 5651 sayılı kanun ile ilgili toplantıyı değerlendirmeye devam ediyoruz. Tevetoğlu o gün toplantının "web-casting" yoluyla canlı yayınını 7500 kişinin izlediğini söylüyor ve bundan böyle toplantıların bu yöntemle daha geniş sayıda izleyiciye iletileceğini vurguluyor. (Ben de Fusun Nebil Sarp'ın Turk.Internet.Com'da bu yöntemin seyahat v.b. gibi zorunlulukları ortadan kaldırarak karbon salınımını da azalttığı yolundaki araştırma haberine bir gönderme yapıyorum...)
Tevetoğlu, sonra 5651'e dönerek eleştirilerini sıralıyor...
-Arada Dee Clarck'tan "Hey Little Girl" parçasını çaldığımız fakat FSEK kısıtlaması nedeniyle kopyasına almadığımız- bu programı şuradan indirip dinleyebilirsiniz.
31 Aralık 2007'de de yılın son programını yine Tevetoğlu ile yaptık.
Kısa bir "genel değerlendirme" biçimindeki program şurada!
Arada çaldığımız parça ise Chubby Checker, "Limbo Rock" idi!

Etiketler: , ,

24 Ekim 2007

22 Ekim Pazartesi, Açık Radyo'da: Prof.Dr. Ülkü AZRAK

22 Ekim Pazartesi, 2007, Bilgi Çağının Hukuku programında canlı yayın konuğumuz, hafta sonu Antalya'da yapılan Türk - Alman Kamu Hukuku FORUM'undan dönen Prof. Dr. Ülkü Azrak. Bu FORUM, iki önemli başlık altında yapılmış:
- İnsan hakları ve Yargı
- Türkiye'de ve Almanya'da yargı bağımsızlığı.

Kişilerle devlet organları arasındaki ilişkileri düzenlemesi ve "iktidarın eseri" olması açısından kamu hukukunun önemini tartışan Forum'daki bildirisini ikinci başlık altında sunan Prof. Dr. Azrak, özellikle son dönemlerde ülkemizdeki "garip" hukuk uygulamalarından da hareketle, bizim programda "hukuk öğretimi"ne odaklandı. Felsefe ve Mantık gibi önemli derslerin zorunlu olmaktan çıkarılmasıyla Ortaöğrenimin düzey kaybettiğini, felsefi bazdan yoksun öğrenciye de 4 yıllık hukuk öğretiminde bu yüzden yeterli formasyon verilemediğini belirten Azrak, "hiç değilse" kaydıyla daha etkin bir hukuk öğrenimi için şunları önerdi:

a- Hazırlık sınıfı
b- Hukuk mezunlarına diploma verilmeden önce 2 kademeli devlet sınavı

Prof. Dr. Azrak, eksik bilgili yargıç ve savcıların yorumlarının da yanlış olmasının kaçınılmaz olduğunu, yanlış yorumlarla yapılan uygulamaların, alınan kararların ise Yargıtay'da da bazen düzeltildiği, bazen de düzeltilemediğine dikkat çekti. Medyadaki tekelleşme ve siyasi iktidar baskısının da insan hakları öğretimindeki zaafı körükleyen unsurlardan biri olduğunu belirten Azrak, özellikle bilgi çağında hukukçuların "bilgi-okuryazarı" da olması gerektiğini, bunun ifade özgürlüğü, çevre ve bilgi edinme hakları başta olmak üzere "insan hakları"nın öğrenilmesi, kullanılması ve uygulanması açısından gerek üniversitelerde gerekse uygulamada hayati önem taşıdığını vurguladı.

-Programın müzik arasında Johhny Mitchell'den Displays" çalındı...-

Etiketler: , , , ,

14 Eylül 2007

Açık Radyo'da 10 Eylül - 17 Eylül

10 Eylül Pazartesi http://www.turk.internet/ kurucusu ve yöneticisi Fusun Sarp Nebil konuğumuz oldu. FSN ile telekomünikasyonda "serbestleşmenin neresindeyiz?"i konuştuk.
17 Eylül Pazartesi tekrar konuğumuz olacak. Bu kez Av. Gökhan Ahi de ona katılacak ve geçtiğimiz haftalarda 5651 sayılı kanun çerçevesinde yapılan yönetmelik tartışmaları hakkında bilgi verecekler...
Tırk.Internet.com'da 5651 sayılı kanunun gelişim aşamaları hakkıda yararlı bir kronolji de burada!

Etiketler: , ,

27 Ağustos 2007

27 Ağustos Pazartesi: Av. FİKRET İLKİZ

Bugün Av. Fikret İlkiz, canlı yayında, 5651 sayılı kanun için yapılacak yönetmelikler hakkında sivil toplumdan görüş alınması konusundaki gelişmeleri özetledi.

Etiketler:

22 Temmuz 2007

"BİLGİ ÇAĞININ HUKUKUNA GENEL BAKIŞ"... A.Tansuğ, Bilgi Çağı Dergisi, Temmuz 2007 (*)

Değişen ve dönüşen hukuk...

Alt yapıdaki değişim, nasıl “ikame, yayılma” ve “dönüşüm” aşamalarından geçilerek hayata geçiriliyorsa[i] onun biçimlendirdiği bir üst yapı kurumu olarak “hukuk” da aynı aşamaları izliyor. Endüstri devriminin, tarım toplumu hukuk düzeninin değişmesine yol açması gibi bilgi ekonomisi de endüstri toplumunun hukukunu şimdiden zorluyor. Bilgi ekonomisinin ürünleri, yakınsanmış iletişim teknolojileri aracılığıyla, hangi gelişmişlik düzeyinde olursa olsun dünyanın her yerinde, toplumları kendine “taraf” kılıyor. Buna “yenilikçilik” de eklendiğinde, bir taraf lehine artan “rekabet edebilirlik”, diğer tarafı iyice “edilgin tüketici” haline getiriyor. Ancak aynı “yenilikçilik”, az gelişmiş çoğunluk içinden bunu farkedip doğru politikalarla harekete geçebilenleri, “edilgin tüketiciler” olmaktan çıkarıp “üreticiler”e dahil edebilen bir fırsat. Yale hukuk profesörü Jochai Benkler (2006) [ii], ister zengin ister fakir ülkelerden olsun, sermayesi “zihinsel emek”, ürünü “bilgi” olan ve “yenilikçi bir eko-sistem” içinde ağlar yoluyla birbirleriyle etkileşime giren “bilgi endüstrisi üretici”lerinden çok umutlu. Onların merkezi piyasalara bağımlı olmayan üretim biçimlerinin yaratacağı yeni değerlerin, endüstri dönemi hukukunu da tüm insanlığın yararına dönüştüreceğine inanıyor.

Erken yola çıkanın hukuku mu?

Şurası açık ki bilgi çağının hukukuna, bilgi ekonomisinin altyapısını kuran toplumlar yön vermekteler. Bu alanda erken yola çıkan ABD -özellikle Clinton döneminde- bilgi ekonomisinin hukukunu oluşturmada önemli adımlar attı. Öte yandan Birleşmiş Milletler, OECD, Dünya Ticaret Örgütü gibi kuruluşlar tip düzenlemeler ortaya koyarak küresel ekonomiyi yaygınlaştırma çabalarını sürdürüyorlar. Avrupa Birliği’nin de 2000’li yıllardan başlayarak gündeme getirdiği, hem altyapısal hem üstyapısal köklü değişim ve dönüşüm programlarının temelinde, üye devletleri bilgi ekonomisinin “edilgin tarafı” olmaktan çıkarmak kaygı ve telaşesi var. Avrupa Birliği, hepsi “Avrupalı” olsalar da başta hukuk düzenleri olmak üzere üstyapıda farklı kültürel yaklaşımlar sergileyen “üye”lerini, ortak kurallarda birleştirebilmek için, her topluma uyarlanabilecek düzenlemeler yaparak “minimalist” bir tutum izliyor. Bir taraftan da küresel rekabete karşı, AB vatandaşlarının kişisel verilerinin transferi konusunda olduğu gibi, “hukuk”u bir kalkan olarak kullanıyor. [iii]

Bir kamusal alan olarak Internet

Ağırlıklı olarak “küresel elektronik ticaret” bağlamında seyreden ve daha çok “özel hukuk” düzenlemelerini ilgilendiriyormuş gibi gözüken bilgi çağı hukukunun, aslında hem kamu hukuku ile kesişen hem de evrensel insan hakları hukuku alanına giren çok önemli boyutları var. İfade özgürlüğü, bilgiye erişim özgürlüğü gibi üçüncü kuşak haklar geniş ölçekte bir kamusal alan olarak Internet ortamında kullanılabilirken, “9/11” hadisesinin ardından başlayan sınırlamacı eğilimler ve kişisel bilgilerin gizliliğinden “feragat” gerektiren yaklaşım, kıta Avrupası hukuku ile Anglo-Sakson hukuku arasında teoride ve pratikte gerilimlere yol açıyor.

Bu olgu, bilgi çağının hukukunun biçimlendirilmesinde “Internet’in yönetimi ve yasal düzenlenmesi gibi” çok hayati bir gündem maddesinin ortaya çıkmasının da en önemli etkenlerinden biri. Aynı olguyla birlikte yasal düzenleme yaklaşımları da değişiyor, dönüşüyor. Dr. Yaman Akdeniz (2003) “Beyaz Kitap”ta[iv] Internet’in “ulusötesi, merkezi olmayan ve sınır tanımayan” doğası gereği, bu küresel ortamdaki ilişkileri ve işlenen suçları “hiç bir devletin tek başına ve yeterli düzeyde düzenleyemeyeceğini, bu yüzden, devletlerin, kendi hukuk politikalarını bilgi çağının alt yapısına paralel olarak çağdaşlaştırmaları gerektiği”ne dikkat çekiyor. Dr. Akdeniz, yasal düzenlemeler alanında devletin rolü her ne kadar hâlâ hayati öneme ve yönlendirici niteliğe sahip ise de çağın gereği, devletin yasa yapmadan önce “risk çözümlemeleri” yapması, tek başına yasal düzenleme yerine; “işbirliği”, “koordinasyon”, “danışma”, “birlikte düzenleme” ve “öz-düzenleme” gibi yeni kavramlara daha fazla önem vermesini salık veriyor. Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu’nun “Internet Üzerinde İletişim Özgürlüğü Bildirgesi”nde [v] de benimsenen Politika sürecinin açık ve saydam olmasını, ilgili tüm tarafların görüşlerinin sürece katılmasını da gerektiren bu “çok katmanlı” yaklaşımın uygulanması her toplumun kendi kültürüne göre farklılıklar arzediyor.

Kültürel farklılıklar ve yeni hukuk

Üst yapıları bilgi çağına uyarlanmakta olan toplumlarda bu farklılıkları hukukun hemen her alanında görmek mümkün. Örneğin “bilgiye erişim” hakkı ABD’de “şeffaflık ve hesap sorulabilirlik” bağlamında ve bir “özgürlük” olarak ele alınırken, Avrupa Birliği konuyu “kamunun elindeki bilgileri –hem de bir an önce!- ekonomik dolaşıma sokma hakkı” bağlamında gündeme getiriyor. Hatta kimi Avrupa devletleri, örneğin Birleşik Krallık, kendini bunu yapması umulan “özel sektör”e bir rakip gibi görüp, “bilgi”yi vermekte cimri davranarak, AB’nin bilgi ekonomisi hedeflerine hızla ulaşmasını da geciktirebiliyor. “Gizlilik kültürü”nün baskın, devletle birey arasındaki mesafenin “uzun” olduğu toplumlar da bu konuyu toptan görmezden geliyorlar. [vi]

Keza, ceza hukuku alanında Internet’te işlenen suçlardan hangisinin düzenlenmesine öncelik verileceği toplumdan topluma değişiyor. Sonuncusuna ülkelerin egemenlik haklarına klasik yaklaşım paradigması ile insan hakları savunucusu sivil toplum örgütlerinin haklı muhalefeti de eklenince, örneğin Avrupa kökenli bir “Siber Suçlar Konvansiyonu” yıllardır uygulamaya geçemiyor. Küresel bir düzenleme olması amaçlanan bu Konvansiyon [vii] insan hakları ve ceza hukukunun temel ilkeleri açısından gerçekten de “sakıncalı” düzenlemeler içerdiği için “hukukun üstünlüğü”ne bağlı klasik Avrupa demokrasileri tarafından hemen imzalanmadığı ya da çekince konarak imzalandığı halde, “9/11 sonrası ABD’si” ile AB’ne yeni giren Sovyetler sonrası devletler tarafından “gözü kapalı” imzalanabiliyor...

Internet gerçekten “sınırsız” mı?

Internet’in doğası gereği “ulusötesi, merkezi olmayan, sınırsız” özellikleri geniş çaplı kabul görmüşken, Goldsmith ve Wu (2006) [viii] ise “Internet’i Kim Denetliyor: Sınırsız Bir Dünya Yanılsamaları” başlıklı ortak kitaplarında Internet’e yakıştırılagelen “sınırsız”lığın tam bir yanılsama olduğunu, günümüzde ekonomik bakımdan kim güçlü ise Internet’i de kendi sınırları içinde ve hatta ötesinde onun denetim altında tuttuğu savını ileri sürüyorlar. Harvard hukuk profesörü Goldsmith, “güç blokları” diye nitelendirdiği bu ülkelerin şimdilik “ABD, Avrupa’nın kuzeyindekiler ve Çin” olduğunu vurgularken, zamanla bunların dışındaki blokların devreye girmesinin “soğuk savaşın bir teknolojik versiyonu”nun başlangıcı ile eşanlamlı olacağını belirtiyor.

İşte bir değişik yaklaşım daha!

Sonuç olarak, bilgi çağının hukukunu yaratacak olanların alt yapıda yaşanan çok boyutlu değişimi anlamak ve izleyebilmek için öncelikle bilgi okur-yazarı olması ve disiplinlerarası bir yaklaşımı benimsemesi kaçınılmaz görünüyor...

******************

[i] Eczacıbaşı, F., “Değişebilenler Dönüşebiliyor”, Bilgi Çağı Dergisi, Mayıs, 2007 http://www.bilgicagi.com/sayi33/
[ii] Benkler, J., “The Welfare of Networks: : How Social Production Transforms Markets and Freedom”, ISBN-13: 978- 0-300-11056-2 , Yale University Press, 2006, http://www.benkler.org/
[iii] Tansuğ, A., “AB’nin yeni ekonomik silahı: “Veri Saklama Hukuku”, Güncel Hukuk Dergisi, Nisan 2005
[iv] Akdeniz, Y., “Beyaz Kitap - Internet’in Çok Taraflı Yönetimi: Türkiye’deki Politika Yaratma Sürecinin Çağdaşlaşmasına Doğru”, ISBN: 975-6797-44-4, TBV Dizisi:1, Papatya Yayıncılık, 2003 http://www.papatya.gen.tr/beyazKitap.htm
[v] “DECLARATION on freedom of communication on the Internet”, 28 May 2003 https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=37031
[vi] Bu konuda Türkiye’deki uygulama için: http://www.bilgiedinmehakki.org/
[vii] Konvansiyon’un Türkçe metni: http://www.ivhp.net/ “Bilgi Belge” / “Avrupa”
[viii] Goldsmith, J., and Wu, T., “Who Controls the Internet? Illusions of a Borderless World”, ISBN: 13: 978-0-19-515266-1 ISBN-10: 0-19-515266-1, Oxford University Press, 2006

(*)
Bilgi çağının hukuku'na genel bakış
bilgicagi.com - Pazar, 22 Temmuz 2007

Etiketler: , , ,

06 Temmuz 2007

"GÜNCEL HUKUK" DERGİSİNDE "5651"

"Güncel Hukuk" Dergisi'nin Temmuz 2007 sayısında "Internet Sanayi Devriminden Önemli Bir Gelişmedir" başlığı altında 5651 sayılı kanun da ele alındı... Bu konuda benim gönderdiğim görüş de şöyle:

5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hakkında...

Açık Radyo’da yaptığımız “Bilgi Çağının Hukuku”nun üç programını bu konuya ayırdım, hala konuşup tartışılacak alt başlıklar var. Burada yalnızca kanunun yapılış tarzını eleştirmek istiyorum. Neden bu kadar acele bir düzenleme? Oysa Lizbon Stratejisi kapsamında 2000 yılından itibaren başlatılan “Daha İyi Düzenleme Çalışmaları”na paralel olarak, bizim Başbakanlıkta da 2004 Kasım’ında bir “çalışma grubu” oluşturulmuş... 2006 Şubat’ında yayımlanan “Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 24 üncü maddesinde, “17/2/2007 tarihinden itibaren hazırlanacak kanun ve kanun hükmünde kararnameler ile Başbakanlıkça uygun görülecek diğer düzenleyici işlemler için ‘Düzenleyici Etki Analizi’ yapılması” (DEA) öngörülmüş. 3 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazetede buna ilişkin bir rehbere de yer veren bir genelge yayınlanmış...

Bütün bunlar “Internet yayıncılığı” gibi çağdaş bir alanın düzenlenmesine uygulanmayacaksa nereye uygulanacak? Bir DEA yapılsaydı belki “kanun”a gerek kalmayabilirdi.
“Daha kötüsü de olabilirdi, Zimbawe’de yeni çıkan ‘İletişimi Kesme Kanunu’ gibi ” diyenler de çıkabilir tabii!

Etiketler:

9 ve 16 Temmuz Pazartesi: Dr. Yaman Akdeniz


9 Temmuz ve 16 Temmuz Pazartesi günleri yayınlanacak olan programların konuğu şu sıra Türkiye'de bulunan Dr. Yaman Akdeniz. Leeds Üniversitesi (Birleşik Krallık) Siber Hukuk biriminin ve "Siber Haklar- Siber Özgürlükler" ("Cyber-Rights.Org") sivil toplum örgütünün kurucusu Dr. Akdeniz ile bu Pazartesi bilgi çağınının hukuku, bu konuda bilgilenmek isteyenlerin seçenekleri ve bu bağlamda Türkiye'deki durumu tartışıyoruz. Bilgi çağınının hukukunun ayırdedici özelliğinin esasen çağdaş düzenleme yöntemleri olduğunu vurgulayan Akdeniz, 5651 sayılı kanunu da bu ölçütlerin hiçbirine uymadığı için eleştiriyor.
16 Temmuz'da yayına girecek programda da onun uzmanlık alanlarının başında gelen çocuk pornografisine odaklanılacak...

İlk programda "Elvis Costello & The Attractions" albümünden "Accidents Will Happen", ikincisinde "Folk Devils"den "Moral Panic" parçalarını dinledik!

Etiketler: ,

24 Mayıs 2007

28 MAYIS: LEYLA KESER BERBER ile INTERNET KURULU

Son iki haftadır Av. Gökhan Ahi ile "5651 sayılı" daha cok "Sansür Yasası" diye ün salan kanunu konuştuk... Bu Pazartesi de (28 Mayıs 2007) bu kanunla "geliveren" "Internet Kurulu"nu mercek altına alıyoruz...
Konuk: Leyla Keser Berber. Y.Doc.Dr. Bilgi Universitesi.
Berber, "Internet Kurulu"nun yasal düzenlenmesi amacıyla hükümetin talebi üzerine Dr. Yaman Akdeniz ile birlikte hazırladıkları çalışmanın ayrıntılarını ve 5651'deki "Kurul"un bu çalışmayla önerilen yaklaşımın ne kadar uzağında olduğunu açıkladı.
4 Haziran 2007, Pazartesi programında da yine Leyla Keser Berber konuktu. Bu kez, Türkiye'de bilgi ve iletişim teknolojileri hukuku alanında verilen eğitim hakkında konuştuk. İlginç nokta, "Adli Bilişim" konusunda çalışmalarını derinleştiren, bu konuda kitap da yazan Berber'in yürürlükteki mevzuat çerçevesinde bu teziyle "doçent" unvanını Türkiye'de alamayacak oluşuydu. YÖK mevzuatı bu bağlamda en yeni hukuk dalı olarak "çevre hukuku"nu kabul ediyor, "interdisipliner" bir alan olduğu gerekçesiyle "bilişim" (bu terimle konunun sınırlandırılmasına karşı olduğumu da söyleşi sırasında belirttim) hukukunda doçentlik/profesörlük unvanı vermeyi kabul etmiyor...
Leyla da bu konuda bir yandan hukuki yolları denerken bir taraftan da yurtdışında doçent olup dönmeyi planlıyordu...

Etiketler: , ,

13 Mayıs 2007

14 MAYIS PAZARTESİ- Av. GÖKHAN AHİ ile 5651 SAYILI YASA

Sayın Cumhurbaşkanı Sezer veto etmez ise "İn­ter­net Or­tamın­da Ya­pı­lan Yayın­la­rın Dü­zen­len­me­si ve Bu Ya­yın­lar Yo­luy­la İş­lenen Suçlar­la Mü­ca­de­le Edil­me­si Hakkın­da Ka­nun" başlıklı yeni bir kanunumuz daha oluyor.
14 Mayıs 2007, Pazartesi günü Açık Radyo'da Av. Gökhan Ahi ile bu kanunu tartıştık. Ahi, İvHP ve İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Merkezi üyesi. Hürriyet Gazetesi'nin "e-Yaşam" ekinde hukukla ilgili yazılar yazar. Ahi, bu kanunun "beklendiği kadar olumsuz" olmadığını anlattı bu söyleşide. "Olumsuz" yanlarını ise bir sonraki haftaya bıraktık... Ara'da Jak Kohen'in bu program için seçtiği "Don't Say Nothing"i çaldı Ömer Şahin. (Patti Smith- "Peace & Noise" albumünden).
Av Fikret İlkiz'in blogunda bu haftanın konusunu da bu kanun oluşturuyor. İlkiz; "İnternet ortamında yapılan yayınlardaki sorumluluk sistemini kuran ve tanımları doğru düzgün yapan temel bir yasa değildir. Diğer temel yasalar üzerine 'internet ortamındaki yayınlar' adıyla yama yapılmaktadır. Meclis tarafından kabul edilmiş olan 5651 sayılı internetle ilgili bu 'kanun', bu elbise üzerinde, dikiş tutmayan bir yamadan ibarettir. " diyor...

Etiketler: , ,

04 Mayıs 2007

AÇIK RADYO'DA "BİLGİ ÇAĞININ HUKUKU" - İlk program: 30 Nisan 2007

2002'de başlayıp, 2004 baharına kadar kesintisiz süren ve bir İvHP-Açık Radyo işbirliği olarak başlattığımız "Internet ve Hukuk" radyo programı, radyonun 25. yayın döneminde daha geniş kapsamlı biçimiyle yeniden yayına giriyor. Program her Pazartesi, 10.30 - 11.00 saatleri arasında ve "Bilgi Çağının Hukuku" başlığıyla yayınlanacak.

İlk programı 30 Nisan 2007, Pazartesi günü İvHP Yürütme Kurulu Üyesi, Av. Fikret İlkiz ile birlikte yaptık.

Programın birinci yarısında bir geriye bakış yaparak Türkiye'de Internet'in yasal düzenlenmesindeki yaklaşımların üzerinden geçtik, İvHP'nun da kurulmasına neden olan gelişmeleri gözden geçirdik. O neden şuydu:
90’lı yılların sonundan başlayarak, ülkemizde de İnternet’in toplum yaşamında giderek daha fazla yer almasına karşılık, temel yasal düzenlemelerin yapılmamış olmasının bazı sorunlar doğurduğu, gelişmelerin önünü açıcı düzenlemeler yerine, “yasaklayıcı düzenlemeler” yapma eğilimi gösterildiği, bu tür düzenlemelerin nasıl yapılması gerektiği, bu alandaki uluslararası yaklaşımın neler olduğu konularının kamuoyunun gündemine getirilmesi zorunluluğu. İnternet ve Hukuk Platformu (İvHP), böyle bir ortamda konuya ilgi duyan hukukçuların, bilişimcilerin, bilgi teknolojisi uzmanlarının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir sivil girişimdi... Başardık mı? Bilemeyiz. Ama O yıllarda önemli etkinlikler yapan Platform, son yıllarda da web üzerinden bilgi üretimi ve paylaşımını sürdürüyor...

Programın ikinci yarısında Av. Fikret İlkiz, TCK'nın değişiminden, TCK'da düzenlenmiş olmakla birlikte iki yeni tasarı ile ek düzenlemelere tabi tutulmak istenen "bilişim suçları"na değindi.

-O sırada ben de "bilişim hukuku" kavramının sınırlayıcılığına işaret ettim. "Bilgi teknolojileri hukuku"nun yeğlenmesi gerektiğini ileri sürdüm. İlkiz de bu konunun ayrı ve önemli bir tartışma konusu olduğunu vurguladı. -

İlkiz, sonra, yasal düzenlemelerde "panik mevzuatı" diye nitelendirdiği yaklaşımı eleştirdi. Bu konuda kalan son dakikalar içinde değindiği görüşlerini onun web kütüğünde şu sayfalarda topluca ve daha ayrıntılı haliyle bulabilirsiniz.

Teknik masada Ömer Şahin vardı. Arada bize R.E.M.'den, "Aftermath"ı çaldı...

Etiketler: , ,